kizlar osurmaz

daha önce kuku görmemiş gariban erkek efsanesi. ayrıca bu efsanenin bir bölümünde kızların sıçmadığı, sıçanların da pembe sıçtığı iddia edilir ki, o daha vahimdir.

nightmare666 ukdesi.

ayni universiteyi kazanma hayali kuran arkadas grubu

her biri diğerini iteler. çalışma ortamı oluştururlar. gün gelir, sınava gidilir. sırf arkadaşlara söz verildi diye emin olunan bir kaç soru çözülmez. maksat belli bir puan yapıp beklenen üniversiteye gitmektir.

sonra sonuçlar gelir. öyle ya da böyle herkesin puanları aynı üniversitede bir yerleri tutmaktadır. tercihler yapılır. tercih sonuçları geldiğinde havalara uçulur. çilingir sofraları düzülür. ne büyük arkadaş grubuyuz beee denilir.

ardından malum üniversitenin bulunduğu ile gidilip ev bakılır. sadece aynı üniversitede okumak yetmez, bir de ev açılmalıdır. ha oldu ha olacak derken ev açılır. eşyalar bulunur. alışverişler yapılır ve 4 gencin üniversite macerası başlar.

ilk iki hafta herkes üzerine düşen görevi yapar. okuluna gider, evi temizler. rakı sofralarında kız düşürme hayalleri kurulur.

ama sonra evden uzakta olup ilk defa eve çıkmanın verdiği gevşeklikle okula gidilmemeye başlanır. gençlerden biri eski sevgilisinden boynuz yer, sürekli ağlar. bir diğeri daha önce görmediği kadar kız gördüğü için sapıklaşır. öteki nişanlısını aldatmamak için kıvranır durur. biri de okuldan tamamen kopar, iyice asosyal olur. tabii ki kimse evle ilgilenmez, evi bok götürür.

velhasılı efendim, bu başlık benim hayatımın başlığı. daha anlatacak ve de yakınacak çok şey var. hikayenin sonu da iyi bitmiyor. o yüzden sevgili ergen kardeşlerime tavsiyem, sakın ola böyle hayallere kapılmayın, üzülürsünüz. bakın üçüncü sene oldu, o gençlerden sadece biriyle adam akıllı görüşüyorum.

arkadaş olmakla ev arkadaşı olmak arasında çoook büyük farklar vardır.

hristiyanlarin muslumanlardan ustun olmasi

iki dini bilim seviyesinde karşılaştıracak kadar aciz olan minicik beyinlerin yapmak istediği mukayese.

savurduğun sözler yetmez kuzum, biraz daha ilim irfan gerekli.

ederleziavela

evrimini tamamlayamamış yazar. bir insan değil. sadece yazar. aslında sadece yazsa iyi. sikim kadar sözlükte trollük yapacak kadar aciz, sol frame'de adı bulunsun diye islamiyet'e saldıracak kadar ukala, okuduğu halde öğrenemeyecek kadar dar görüşlü yazar.

yazar ama nasıl yazar işte.

yazar var yazarcık var.

tuvalet temizlenir temizlenmez gidip sican insan

hayvani iç güdülere sahiptir. tuvalet onun bölgesi olduğu için kokusunu bırakmak zorundadır.

supernatural

----- spoiler -----

adamların ölmeleri bile bir dert kardeşim. bobby komadayken bile azraille falan uğraşıyor. oğlum manyak mısın, öleceğin varsa öl işte. ama yok, illa ki o sayıları sam'le dean'e ulaştıracak. bok var sanki. leviathanlarla uğraşacaklarına pisi pisine bir bölümü yediler ya.

tamam bobby önemli falan ama, ölen ölür kalan sağlar bizimdir hacı. yazıktır günahtır, bir haftadır bunun için mi bekliyoruz yahu.

----- spoiler -----

cumhuriyet

demokrasiyle aynı değildir. bu sebepten türkiye'nin yönetim şeklidir.

turk futbolunda sike iddianamesi

iddianame öncesi fenerbahçe'nin 19 maçında şike tespit edilmişti. iddianamede bu sayı 4'e düşmüş vaziyette. aynı zamanda fenerbahçe'den poşet torbayla teşvik primi aldığı iddia edilen eskişehirspor'un adı şike yapan kulüpler arasında geçmiyor.

daha mahkemeye gidilmemişken fenerbahçe üzerindeki iddiaların fenerbahçe'ye beraat yolu açıp açmayacağını şimdiden merak ediyorum.

fenerbahçe beraat eder de trabzonspor şikeden suçlu bulunursa seyreyleyin cümbüşü. o zaman ber de aydınlar da kaçacak delik ararlar sanıyorum.

urun yerlestirme

<bkz: 100 numaralı adam>

bana her zaman kemal sunal'ı hatırlatan bir alt yazısı mevcuttur. dejavu yaşarım bir an. "bakınız, bu adam sizin içinizden. o falan marka kıyafet giyor, aman siz de giyin. o filan marka içecek alıyor, aman siz de alın." demenin günümüz şeklidir.

türk filmlerine gerici diyenler utansın.

kemal kilicdaroglu nun chp genel baskanligindan dusurulmesi

düşürmek burada mecaz gibi dursa da gerçek anlamında kullanılmıştır. zira chp'nin başına geçen kimse o koltuğu kolay kolay bırakmamıştır. yapısı ergonomik herhalde.

meseleye bu açıdan bakacak olursak, sevgili kemal beyin o koltuktan kalkmasını isteyenler aslında chp'yi sevenlerdir. baykal o koltuktayken baykal'ı savunan sözde chp'liler, bugün baykal'ın aslında çoook önceden bırakması gerektiğini söylemektedir.

bu açıdan bakınca da suç aslında genel başkanda olmuyor. chp takım gibi tutulan bir parti olduğu için şakşakçısı her zaman fazladır. anap yükseliş devrini yaşayıp çökmüştür. dyp, dp, dsp ve niceleri, devirlerini tamamlayıp çöküşe geçmişlerdir. çünkü her biri bir politikayla çıkmıştır. ama chp, her zaman politikadan yoksun, atatürk odaklı bir parti olarak kalmıştır. bu da gelen genel başkanlar kadar takım tutar gibi parti tutan dalkavukların suçudur.

varsın kemal bey düşmesin o koltuktan. tırnaklarını geçirsin gerekirse. ne fark eder? chp bu kafayla gittikçe başındaki adam önemli değil zaten. kaybetmeye mahkum. o yüzden, bırakınız bu meseleyi kuzum. inanın şu an çok lüzumsuz.

my tram experience

ingiliz olduğunu söyleyen orospunun hakaretlerine karşın zencinin söylediği söz çok manidar: "ben de ingilizim"

demek ki neymiş, adam zenci de olsa, çinli de olsa, bulunduğu ülkenin vatandaşlığını kabul ediyormuş.

peki biz senelerdir ne diye birbirimizi yiyoruz burada?

o seks turkiye

-mavi donun var mı?

"benim adım erşan kuneri, pornocu muyum ben!"

<bkz: erşan kuneri>

yazarlarin blog sayfalari

http://yankilanirsesim.blogspot.com/

ben de reklam yapayım madem.

kirmizi mont giyen kizlar

beyaz mont giyen kızlardan daha çok ısınırlar. biz buna bilimsel olarak latince bir şey diyoruz ama pek hatırlayamadım şimdi.

angusdagnabit ukdesi.

38 yasinda oldugu halde hala evlenmemis erkek

zelisa hakkında yorum yaptığına göre kesin tayyipçidir. değilse bile chp karşıtıdır. başka yolu yok. velev ki ikisi de değil... o zaman şu andan itibaren birini seçip yolunu yeniden çizmek zorunda. doğaya aykırı davranmamalı.

sokakta top oynayan cocuklar

masumiyetleri geçmişte kalmış.

bizim zamanımızda patlak bir top bulunurdu. sonra o topun içine plastik top yerleştirilmesi için bir bisikletçinin yolu tutulurdu. zamanın parasıyla beş yüz bin liraya* her şey halledilir, mahalle maçı ayarlanırdı. sonra ver elini futbol. fair-play yoktu, hatta bol kavga olurdu ama maç sonunda hep beraber dolanırdık. bir iki güne küsenleri barıştırırdık.

şimdi ne olmuş? 8-9 yaşındaki eleman daha ne dediğini anlamadan küfür ediyor. maç arasında baliden tinerden esrardan bahsediyor. 11 yaşındakiler sigara içiyor. top oynamalarına kızan üst kattaki yaşlı amcaya küfürler yağıyor.

noluyoruz lan? çocuklarımız ne ara bu kadar büyüdüler? ya da biz büyükler ne zaman bu kadar kirlendik? çocuklarımıza bir şey olmasın diye yırtındığımız devirler bitti mi? şimdi onların bu kirlenmiş hallerine "bak oğlum ne dedi" diyerek mi karşılık vereceğiz? nasıl bir ülke olduk lan böyle? nasıl iğrençleştik yahu? çocuklarımız bile büyüklerine saygı göstermiyorlar artık, halklara ve haklara saygıyı nasıl bekleyeceğiz bu milletten?

sonumuz hayrolsun...

tost ekmegi

kare şeklinde kesilmiş şekerli ekmek. bildiğin şekerli lan. ama nutellalı da ayrı güzel oluyor, benden söylemesi.

lutfen bir daha yapma

karşı tarafın aşırı üzüntüsüne takiben haklı taraf tarafından sarf edilen alttan alma cümlesi. bu cümle genellikle erkekler tarafından kullanılır. kadınlara karşı.

yenitara ukdesi

bir kadini kovmak

ah kadınlar. tüm masumiyetlerini nasıl da biriktiriverirler gözlerinde...

efendim, bu mesele öyle kolay değildir. işten kovma durumunu bilmiyorum, yaşamadım. ama bir kadını belirli bir yerden kovmak, kadınlar tarafından taş olmakla suçlanan kalbinizin için için yanması demektir. uzunca bir süre de ağrısı geçmez. sen ona kovduğunu söylediğin anda o, ağzından çıkan kelimeleri alır ve yüreğindeki tüm hüzünle gözlerinin bebeğine yerleştirir. baksan gözlerin acır, yüreğin yanar, kendinden nefret edersin. doğru bir şey yapmış olmanın huzurunu ile doya doya yaşayamazsın.

ah kadınlar... nasıl da vicdan azabı olurlar erkeklere. nasıl da acı çektirirler...

yenitara ukdesi.

besinci nesil

"4'ler deden, 6'lar baban, hep kahraman 5. nesil!" diyesim geldi. kusura bakmayacaksın, bu saatte ancak bu kadar!